Kadınlar bir kez daha erkek şiddetine ‘dur’ dedi

Son günlerde İzmir’de artan kadın cinayetlerine ‘dur’ demek amacıyla, katledilen tüm kadınlar anısına Konak Belediyesi tarafından Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu öncülüğünde Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi.

Karabağlar’da henüz 15 yaşındayken katledilen Hacer Çağla Çetinalp, Konak’ta aynı gün içerisinde erkek şiddeti nedeniyle yaşamını yitiren Fatma Kahraman ile Gülsüm Mertoğlu ve katledilen tüm kadınlar anısına düzenlenen basın açıklamasına; CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay,  İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, İGC Başkan Yardımcısı Mehlika Gökmen, İGC Proje Koordinatörü Reyhan Şenay, İzmir Tabip Odası, İzmir Barosu, çok sayıda sivil toplum kuruluşu, meslek örgütleri, kadın dernekleri, acılı aileler ve vatandaşlar katıldı.

Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından başlayan basın açıklamasında İzmirli kadınlar, “Kadın cinayetlerini durduracağız”, “Kadın cinayetleri politiktir”, “Asla Yalnız Yürümeyeceksin”, “Yaşasın Kadın Dayanışması”, “Susmuyoruz, Korkmuyoruz, İtaat Etmiyoruz” sloganlarını haykırdı.

“ADALET YERİNİ BULSUN”

Konak’ta öldürülen Gülsüm Mertoğlu’nun halası Cevahir Tok, “Konak Belediye Başkanına bu fırsatı verdiği için çok teşekkür ederim. En büyük acıyı yaşadık. Kadınlar ölmesin. Ölümü hiçbir kadın hakketmiyor. Adalet yerini bulsun. İdam istiyoruz” dedi.

“HAYATLARIMIZA GÖZ DİKİYORLAR”

Konak Belediyesi ve Başkan Nilüfer Çınarlı Mutlu’ya basın açıklamasını düzenlediği için teşekkür eden Mor Dayanışma’dan Didar Gül, “Her gün bir kadın cinayeti haberiyle uyanıyoruz. Her gün bir erkek şiddeti haberiyle uyanıyoruz. Her gün taciz, tecavüz, şiddet haberiyle uyanıyoruz. Her gün gözümüzü kadına düşman, erkek egemen bir düzene açıyoruz. Bizleri katleden tek tek erkekler değil, bizleri katleden kadına düşman, AK Parti, MHP iktidarıyla birleşen erkek egemen düzenin kendisidir. Erkek egemen, kadın düşmanı iktidar haklarımıza, hayatlarımıza göz dikiyor. Tüm kazanımlarımıza saldırıyı büyütüyor. 24 saatte 7 kadını erkekler katletti. İzmir’de Ödemiş’te bir adam cezaevinden kaçtı ve karısını öldürdü. Tüm bunlar yaşanırken bir gecede, canımızla, dişimizle savunduğumuz İstanbul Sözleşmesi’ni fesh ettiler. 6284’e saldırıyorlar. Kadınlar olarak bu saldırıların karşısında örgütlü mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Biz kadınlar haberlerde geçen birer sayıdan daha fazlasıyız. Biz kadınlar hayatın kendisiyiz. Şiddeti önleyecek önlemleri almanın gerçekliğinin farkındayız” dedi.

“BELEDİYE BAŞKANLARINA SIĞINMA EVİ TALEBİMİZİ İLETTİK”

Mor Dayanışma olarak sığınma evleri ile ilgili kampanya başlattıklarını ifade eden Didar Gül, “7-8 ilçede sokak sokak on binlerce kadına ulaştık. Belediyelere sığınma evi taleplerimizi ilettik. Maalesef henüz geri dönüş alamadık. İzmir’de yerel seçimlerde bir dizi kadın başkan oldu. Bu bize umut veriyor. Birlikte olursak bu düzeni değiştirmeye hazırız. Sığınma evleri, kadınlar için, nitelikli, güvenilir sığınma evleri yapma çağrısı yapıyoruz. Yaşasın kadın dayanışması!” dedi.

KADIN KÖLE, ERKEK HÜKÜMDAR YAPILAMAZ

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisi’nden Tülin Osmanoğlu, “Memleket tam anlamıyla bir yangın yeri. Sayın Aile Bakanı 4 Haziran’da adını ilk kez duyduğumuz Kadına Yönelik Şiddet ve Mücadele’de Veri ve İstatistik Komitesi’ne başkanlık etti. Her gün 6-7 kadının öldürüldüğü bir memlekette aileyi güçlendirme politikasını gündeme almışlar. Bu memlekette 15 yaşında kız çocuğu 15 yaşında erkek çocuğu tarafından 120 kez bıçaklanarak katledildi. Sayın Bakan bunun sorumlusu sizsiniz. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkarak, kadın-erkek eşitliğini sağlamayarak, kadınları dilsiz köle, erkekleri sonsuz hükümdar yapmak istemeniz bu durumun sonucudur. Güçlendirmek istediğiniz ailelerde kadınlar öldürülüyor. Kadınların, çocukların hesabını sizden soracağız” dedi.

6284’Ü TARTIŞMAYA AÇMAYIN

2023 yılı 315 kadın öldürüldü, %41’i evli olduğu erkekler, %27’si boşandıkları erkekler, %19’u eski sevgilileri tarafından öldürüldü. 2023 yılında Mayıs ayında çok fazla kadın öldürüldü. 2024 Mart ayında ise en az kadın öldürüldü. Çünkü yerel seçim vardı, kadınların haklarını savunan adaylar vardı. 6284’ü tartışmaya açmayın. Tartışmaya açtığınız günden itibaren 7-8 kadın öldürülüyor. Kadın cinayetlerini durduracağız. Asla yalnız yürümeyeceksiniz” dedi.

ÖLDÜRÜLEN KADINLARIN KANLARINDA İZİNİZ VAR

İGC Başkanı Dilek Gappi, kadın cinayetlerini durdurabilmek için bir an önce İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi gerektiğinin altını çizdi. Başkan Gappi, “Nilüfer Çınarlı Mutlu olmak üzere bu anmaya katılan tüm belediye başkanlarımız, sivil toplum örgütlerine teşekkür ederim. Bugün yaşananlar bir sonuç. Maalesef sonucu öldürülen kadınlar üzerinden görebiliyoruz. Bunlar sadece istatistiklere yansıyanlar. Ailesinde şiddet gören, yok olan, çok fazla kadın, çocuk var. Kadınların şiddete maruz bırakılması birer fıtrat değildir. Bunlar sizin tarikat anlayışınızdır. İstanbul Sözleşmesi’nden bir gecede çıkmayı marifet sanıyorsunuz, öldürülen tüm kadınların kanlarında iziniz var” dedi.

HERKESİ NAR ELÇİSİ OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ

Herkesin kadınların, çocukların öldürülmemesi, şiddet görmemesi için mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Başkan Gappi, “Bizler İGC olarak Türk medyasında Nar Projesi’ni başlattık. Herkesi şiddete karşı birer Nar Elçisi olmaya çağırıyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nin acilen geri gelmesi gerekli. Aklınıza esen politikaları uygulamaktan vazgeçin. 1923 yılında çözüm kadına eşitlik ile sağlandı. Bu ülkede kadınların tek sorunu başörtüsü değildir. Çözüm gelene kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu.

İGC Başkanı Dilek Gappi ve Katledilen Hacer Çağla Çetinalp’in annesi Kadriye Kaya

“ERKEK ÇOCUKLARININ EĞİTİLMESİ GEREKLİ”

Karabağlar’da henüz 15 yaşındayken katledilen Hacer Çağla Çetinalp’in annesi Kadriye Kaya, “Kızım sadece 15 yaşındaydı. Dört dörtlük bir çocuktu. Hayalleri vardı. Şarkılar söylüyordu. Işılay Saygun Güzel Sanatlar Lisesi’ne gitmek istiyordu. ‘Bir gün herkes benim sesimi duyacak’ demişti. Ama bu şekilde değildi. Başka Hacer Çağla’lar olmasın. O daha bir çocuktu, öldüren de çocuk. Erkek çocuklarınızı kadınların üzerinde bir hak sahibi gibi büyütmeyelim. Erkek çocuklarının eğitilmesi gerekli. Eşitlik aileden başlamalı. Hukuki sürece dair umudumuz var. Adaletin yerini bulacağına inanıyoruz. Bu dava diğerleri gibi olmasın” dedi.

“TEK ÇAREMİZ İKTİDARI DEĞİŞTİRMEK”

Kadınlara yönelik şiddetin ve cinayetlerin bitmediğini dile getiren CHP İzmir İl Kadın Kolları Başkanı Nurdan Şenkal Uçar ise “Eğitimsizlik, cehalet, töre, kültür farklılıkları, yıllara göre artan erkek şiddeti, taciz artarak devam ediyor. Her kız kardeşimiz katledildiğinde aynı acıları yaşıyoruz. Tek çaremiz iktidarı değiştirmek. Genel seçimlerde kadınların sayıdan ibaret olmadığını gösterelim. Kadına şiddet en ağır şekilde cezalandırılmadıkça birileri destek bularak bildiğini yapmaya devam edecek. İstanbul Sözleşmesi’ne tekrar dönmemekle kadınları haklarını arayamaz hale getirmeye çalışıyorlar. Bizler güçlüyüz. Başaramayacaklar. Kadına yönelik şiddet ve cinayetleri insan hakları ihlalidir. Kız kardeşlerimizin, ailelerin yanlarındayız. Hukuki süreçleri takip edeceğiz. Katliamlara, katillerin korunmasına, kadınların yok sayılmasına itiraz ediyoruz” dedi.

SESİMİZ TÜRKİYE’YE YAYILMAK ZORUNDA

Yıllardır bu acıları yaşayanların mücadelelerinin devam ettiğini ifade eden Karabağlar Belediye Başkanı Helil İnay Kınay, “Biz bundan sonra sadece konuşmayacağız. Şimdi ayağa kalkıp bu yobaz, karanlık zihniyete karşı sesimizi duyuracağız. Kadın cinayetleri politiktir. Kadın mücadelesi hak, eşitlik, emek, adalet mücadelesidir. Çağla 15 yaşında bir çocuktu. Öldüren de 15 yaşında bir çocuktu. Öldürülen kadınlar bizim çocuklarımız. Vazgeçmeyeceğiz. Kimse eksilmesin diye yaşama, adalete sahip çıkacağız. Hepimiz buradayız, susmayacağız, vazgeçmeyeceğiz, korkmayacağız. Bu ses Türkiye’ye yayılmak zorunda” diye konuştu.

“BUGÜNDEN İTİBAREN ALANLARDAYIZ”

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu da açıklamasında, “Biz artık sokaktayız. Kadın belediye başkanları olarak kadın cinayetlerine, erkek şiddetine ‘dur’ demek için sokağa çıktık. Kadınların eşit olduğu bir Türkiye, İzmir hayaliyle çıktığımız bu yolda sadece bir haftada Konak’ta 3 kadın cinayeti, 3 erkek şiddeti yaşandı. Bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nde çıkıldığında, bunun yapılmaması gerektiğini söylediğimizde ne kadar haklı olduğumuzu bir kere daha 3 canımızı kaybederek anladık. Bir çocuktan katil yaratan karanlık bütün ülkeyi sardı. İzmir’i, Konak’ı sardı. Biz buna bugün buradan ‘susmuyoruz, itaat etmiyoruz’ diyoruz ve bugünden itibaren alanlardayız. Erkek şiddetine hayır, kadın cinayetlerini hayır” dedi.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*