ARTIK YETER! NEFES ALAMIYORUZ!

 

Türkiye’de Gazetecilik, İktidarların, Siyasilerin Ya Da Sermayenin Değil Halkın Yanında Olmaktır!

 

Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz!

 

Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız. Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez.

Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez. 

Gazetecilik halktan yanadır. İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil.

Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz! İktidarın ya da siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan, siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayış gazetecilik değil, iktidar ilişkilerinin yeniden üretimidir. Evrensel ilkeler yerine günün siyasal ilkelerine yaslananlar bilmelidir ki, o günün siyasal “ilkeleri” elbet bir gün yok olacaktır. 

Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, LGBTİ+’larınmücadelesini, gençlerin itirazını ve ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor. Kimi gözaltına alınıyor, kimi tutuklanıyor, kimi ev hapsine mahkûm ediliyor; kimi işini, gelirini ve mesleğini sürdürme olanağını kaybediyor. Kimi de sansürün ve baskının yarattığı güvencesizlik nedeniyle kendi kendini susturmaya zorlanıyor.

Onlar yalnızca bir haber uğruna bedel ödemiyor. Halkın gerçekleri öğrenme hakkı, kamu gücünün denetlenmesi ve toplumun kendi geleceği hakkında özgürce karar verebilmesi için bedel ödüyorlar. Bu nedenle gazetecilere yönelen baskı, aynı zamanda toplumun gerçeğe ulaşma hakkına yönelmiş bir saldırıdır. Unutulmamalıdır ki; gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkum edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin. 

Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi ve haber alma haklarına vurulan bir darbedir. “Gazetecilik suç değildir” diye haykıran onlarca meslektaşımızın bu mesajı iktidaradır ama yurttaşlarımızın da duyması gerekir. Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır. Kapatılan sizin gerçekleri öğrenip politik iradenizi oluşturma hakkınızdır. İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, kadının, gencin özetle bu toplumun yani sizlerin gerçekleri öğrenmeniz, gelişmelerden haberdar olmanız istenmiyor. Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz!

Son 2 yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyum atanmış ve bu kanallardan yapılan iktidara yönelik eleştirel yayınlar durdurulmuştur. JINNEWS, Mezopotamya Haber Ajansı, KAOS GL haber sitesi erişime engellenmiş ve bu sürecin son halkası Türkiye’nin en çok takip edilen haber sitelerinden biri olan T24 olmuştur. Bunun yanı sıra Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi, Bianet gibi önemli haber sitelerinin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmiş, birçok haberlerine ayrıca erişim engeli kararları alınmıştır. Onlarca gazeteci ile MLSA ve İFÖD gibi derneklerin hesaplarına erişim engeli getirilmiştir. Ayrıca kamu reklamlarından muaf tutulan, yaşamakta zorlanan Gazete Duvar, TELE2 gibi mecralar ile yüzlerce yerel internet sitesi, gazete ve TV yayın hayatına son vermek zorunda bırakılmıştır. Tüm bunlar toplumun yaşam damarlarının tıkanmasına örneklerdir.

Demokrasi, ifade ve basın özgürlüğü bütün toplumun ana damarlarıdır. Tüm yurttaşlarımızı gazetecilerle dayanışmaya, gazeteciliğe ve habere sahip çıkmaya davet ediyoruz. Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelin!

Bugün yalnızca iktidarın sansür politikalarını değil, bu baskılar karşısında susmayı, görmezden gelmeyi ve dayanışmadan kaçınmayı da sorgulamak zorundayız. 

Kürt gazeteciler susturulurken, muhalif gazeteciler tutuklanırken, bağımsız medya kuruluşları hedef alınırken, kamu yayıncılığı iktidar yayıncılığına dönüştürülürken susanlar; meslektaşlarının uğradığı baskıyı görmezden gelenler, gazeteciliğin ortak geleceğine zarar vermektedir.

Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir. Oto sansürü normalleştirip, sansüre uğrayanın kimliğine, diline, siyasi görüşüne ya da çalıştığı kuruma bakarak dayanışmayı seçmek, mesleki dayanışmayı dar çıkarların sınırlarına hapsetmektir. Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir.

Basın Meslek Örgütleri ve gazeteciler olarak tek talebimiz özgürce mesleğimizi yapmaktır. Bu yolda yalnız kalmak istemiyoruz. Tüm meslektaşlarımızı bu mücadeleye dahil olmaya çağırıyoruz. 

Bir kez daha vurgulamak gerekir ki basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil toplumun tüm kesimlerinin sorunudur. Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz. 

Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur!

-Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın

-Haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin

-Medyada Kayyım uygulamalarına son verin

-Hukuksuz erişim uygulamaları sonlandırın

-Kamu reklam ve ilanlarının adil ve eşit dağıtın

-Anayasamız ile güvence altına alınmış olan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin

 


İzmir Gazeteciler Cemiyeti sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Genel

GAZETECİLERDEN GÖRKEMLİ YÜRÜYÜŞ… ÖZGÜR HABERCİLİK İSTİYORUZ!

Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama ve ev hapsi uygulamaları ile medya kuruluşlarına yönelik kayyım atamaları ve erişim engellerine karşı İzmir’de ‘Sansüre Hayır, Habere Özgürlük’ yürüyüşünde bir araya geldi. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yapan gazeteciler, Gündoğdu Meydanı’na doğru yürüyüş gerçekleştirerek kalemlerini bıraktı. 10 ilde eş 📰
Fotoğraf yok
Genel

ARTIK YETER! NEFES ALAMIYORUZ!

  Türkiye’de Gazetecilik, İktidarların, Siyasilerin Ya Da Sermayenin Değil Halkın Yanında Olmaktır!   Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz!   Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, 📰
Eğitimler

ULUSLARARASI BASIN ENSTİTÜSÜ’NÜN ‘BİLGİ EDİNME HAKKI’ EĞİTİMİ YARIN İGC’DE

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) tarafından düzenlenen bilgi edinme hakkı temalı eğitim serisi, İzmir’de devam ediyor. Gazeteci Gülin Çavuş ve Avukat Gökhan Tekşen tarafından “Bilgi Edinme Hakkı: Şeffaflık İçin Güçlü Bir Araç” başlığıyla verilecek eğitim, yarın (23 Ekim 2026 Cuma), saat 10.00-13.00 arasında İzmir Gazeteciler Cemiyeti Uluslararası Basın Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Eğitimde, 📰
Genel

ARTIK YETER, NEFES ALAMIYORUZ! SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK

Halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı günümüzde; gözaltı ve tutuklananlar; gazeteciler görünse de artık tutsak olan bizzat ‘haber’in kendisidir. Basın özgürlüğünün yok edilmesi; sadece bir meslek sorunu değildir. Aynı zamanda toplumun temel 📰
Genel

İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ LOKALİ’NE GÖRKEMLİ AÇILIŞ

İzmir basınının buluşma ve dayanışma noktası olacak İzmir Gazeteciler Cemiyeti Lokali, Alsancak Muzaffer İzgü Sokak’taki tarihi yapılardan birinde düzenlenen açılış töreniyle yeniden gazetecilerin hizmetine girdi. Özel törende, İGC’nin yeni üyelerine de rozetleri takıldı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi ve Yönetim Kurulu üyelerinin ev sahipliğindeki açılış törenine; İGC Önceki Dönem 📰
Genel

AHMET TANER KIŞLALI’YI SAYGIYLA ANIYORUZ

Aydınlanma mücadelesinin öncü isimlerinden, gazeteci, akademisyen ve siyasetçi Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı aramızdan ayrılışının 27. yılında saygı ve özlemle anıyoruz. Laik, demokratik ve çağdaş bir Türkiye için mücadele eden Kışlalı, yaşamı boyunca aklın, bilimin ve özgür düşüncenin savunucusu olmuş; yazılarıyla Cumhuriyet’in değerlerini kararlılıkla savunmuştur. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 📰
Genel

ARTIK YETER, NEFES ALAMIYORUZ! SANSÜRE HAYIR, HABERE ÖZGÜRLÜK

Basın meslek örgütleri olarak, gazetecilere yönelik gözaltı, tutuklama, ev hapsi uygulamaları ile medya kuruluşlarına kayyım atanması ve haber sitelerinin kapatılmasına karşı tüm Türkiye’de 24 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te “Sansüre Hayır, Habere Özgürlük” diyerek eş zamanlı eylem gerçekleştireceğiz. Halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın 📰
Genel

MESLEKTE HAKSIZLIĞA UĞRAYAN HER MESLEKTAŞIMIZIN YANINDAYIZ

Manşetiz (mansetiz.com) haber sitesinde çalışan 12 gazetecinin, maaş ve yemek ücretleri ödenmediği halde toplu olarak işten çıkarılması ve işten çıkarılma işlemlerinin “Devamsızlık” (Kod 48) gerekçesiyle gerçekleştirilmesi üzerine İzmir Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu, meslektaşlarıyla bir araya geldi. Görüşmede, yaşanan mağduriyet ve sürece ilişkin atılabilecek adımlar değerlendirildi. İzmir Gazeteciler Cemiyeti çatısı altında 📰
Genel

İZMİR GAZETECİLER CEMİYETİ LOKALİ YENİ YERİNDE HİZMETE AÇILIYOR

İzmir basınının buluşma ve dayanışma noktası olacak İzmir Gazeteciler Cemiyeti Lokali, Alsancak’ın en gözde tarihi yapılarından birinde yeniden kapılarını açıyor. Daha merkezi ve ulaşılabilir konumuyla sahada görev yapan gazeteciler ile emekli gazetecileri bir araya getirecek olan lokal; bahçesi, kütüphanesi ve çok amaçlı etkinlik alanlarıyla İzmir basınının yeni cazibe merkezlerinden biri 📰
Genel

MEDYA DAYANIŞMA GRUBU BASIN AÇIKLAMASI… Halk TV’ye kayyım atanması basın özgürlüğüne müdahaledir

Türkiye, medya özgürlüğü açısından son derece kaygı verici bir güne uyandı. Halk TV’ye kayyım atanması ve kanalın yayınlarının durdurulması, bir medya kuruluşunun yönetimine müdahalenin ötesinde, gazetecilerin çalışma özgürlüğünü ve toplumun haber alma hakkını etkileyen ağır bir uygulamadır. Bir medya kurumunun sahiplik yapısı veya şirket ilişkileriyle ilgili iddialar, hukukun güvenceleri içinde, 📰