Kadınlara çağrı; “Sesinizi yükseltin”

İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Misket Dikmen, kadınların medyanın konu mankeni, mağdur, anne, cinsel nesne olarak görmeyi sevdiğini, reytinglerin buradan nemalandığını söyledi.
İzmir Barosu Kadın Hakları Merkezi tarafından düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Disiplinlerarası Yaklaşımlar Çalıştayı” İzmir Barosu Konferans Salonunda gerçekleştirildi.
Çalıştayın dün yapılan oturumlarının son toplantısında İGC Başkanı Misket Dikmen de “Medyada Kadının Üç Hali” konulu sunum gerçekleştirdi.
Birçok alanda olduğu gibi gazetecilik sektörünün de erkek egemenliği üzerine kurulduğunu kaydeden Dikmen, “Genel yayın yönetmenlerinin yüzde 10’u, arka sayfa güzellerinin yüzde 100’ü kadın. Kadının medyada üç hali var. Medyada çalışan, medya haber konusu ve medya tüketicisi kadın. Hangi alanda olursa olsun toplum erkeği ve kadınıyla eril gücü kabul edip boyun eğdiği anda kaybetmiştir demektir” dedi.
Medyanın kadınla, kadının sorunlarıyla arasında aşk ve nefret ilişkisi bulunduğunu vurgulayarak, “Ne seninle ne sensiz çok acımasız, şiddetin ön plana çıktığı bir ilişki bu. Bu ikili ilişki bir yandan yapılan yayınlarla şiddeti doğuran, teşvik eden, üreten diğer yandan da farkındalık yaratan bir ilişki. Şiddetin veya diğer sorunların ön plana çıkmasını da sağlıyor. Şiddetin önlenmesi yönünde bir şeyler yapılmasını sağlayan rolü de var. Farkındalık konusu giderek artıyor” dedi.
Kadının medyada konu mankeni, mağdur, anne, cinsel nesne olarak görüldüğünü, reytinglerin buradan nemalandığını da anlatan Dikmen, medya sektörüne ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Kadınların medya izleme grubunun raporuna göre medyada yöneticilerin yüzde 15’i, köşe yazarlarının yüzde 12’si, siyasi tartışma programlarına katılanların yüzde 11’i kadın. Künyelerdeki kadın oranı yüzde 19. web sitelerinde yüzde 36. İnternet ortamında kadın daha özgür bir çalışma alanı buluyor. Gazetelerin genel yayın yönetmenlerinin yüzde 10’u kadın. Anadolu basınında da kadınlar yerine daha çok erkekler istihdam ediyor, kadınlar basın yasasına tabi kadroya alınmadan çalıştırılıyor. Yine de işe alının kadro verilen yasal güvencesi olan kadınlar yüzde 10 oranında.
İGC’nin 905 üyesinin üçte biri kadın. Kadına yönelik bu ayrımcılığı, cinsiyetçi bakış açısını elbirliğiyle düzeltebiliriz. Sesinizi yükseltin, tepkinizi gösterin.”

“Sporun sınırlarını erkekler çiziyor”

Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri ve Teknolojisi Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Koca da, spor ve toplumsal cinsiyet konulu sunum gerçekleştirdi. Sporun erkeğin hakimiyetinde olan, aynı zamanda cinsiyetlendirilmiş bir pratik olduğunu vurgulayan Koca, “Bazı sporlar erkeklerin çizdiği sınırlara göre belirleniyor. Örneğin futbol. Spor erkeklerin hakimiyetinde olan bir alan” dedi.
2017 yılında istatistiklerine göre spor yapanların yüzde 68’inin erkek yüzde 32’sinin de kadın olduğunu vurgulayarak, “Kadınların aldığı ücret erkeklerden yüzde 60 daha az. Sporda antrenörlerin sadece yüzde 16’sı kadın. Beden eğitimi derslerinde erkeklik cemaati oluşturuluyor kadınlara yer kalmıyor. Kadınların kız çocuklarının yüzebileceği, koşabileceği yürüyebileceği güvenli spor alanlarının olduğu bir ülke diliyorum” diye konuştu.
DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Öğretim Üyesi, Oyun Yazarı Özlem Turan Belkıs da, “Cinsiyet Politikaları ve Sanat” sunumunda sanatın ve sanatçının daha uygar bir imajının yanılgı olduğunu söyledi. Yapılan araştırmalara göre ilk ağızdan toplumsal cinsiyet eşitliğine inanan bireylerin yaşamlarında aldığı kararlarda bunu uygulamadığına dikkat çekti.
Ankara Üniversitesi Dilve Tarih Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi, Eski Çağ Tarihçisi, Doç. Dr. Ayşe Gül Akalın Orbay, Antik Dönemde Ege’de Kadın sunumu gerçekleştirdi.
Sunumların ardından İzmir Barosu Başkanı Aydın Özcan, konuşmacılara çiçek ve heykel hediye etti.