8 Kadından 8 Soruna 8 Çözüm Önerisi

 

İzmir Gazeteciler Cemiyeti(İGC), İzmir Barosu, Mimarlar Odası İzmir Şubesi, İzmir Kadın Kuruluşları Birliği, İzmir İş Kadınları Derneği(İZİKAD) ve Tülay Aktaş Gönüllü Kuruluşlar Güçbirliği’nden oluşan platformun, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında düzenlediği 8 Kadın 8 Çözüm MANİFESTO başlıklı panel ve forum İzmir Mimarlık Merkezi’nde gerçekleştirildi.

Panele CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Urla Belediye Başkanı Sibel Uyar, Köy Koop Genel Başkanı Neptün Soyer, DİSK Ege Bölge Temsilcisi Memiş Sarı, Mülkiyeliler Birliği Derneği İzmir Şube Başkanı Dr. Ayhan Bülent Toptaş, İzmir Kadın Kuruluşları Birliği Başkanı Tülin Eraslan,  İZİKAD Başkanı Huriye Serter, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen, Başkan Yardımcısı Dilek Gappi, Genel Sekreteri Gaye Karadağ, Yönetim Kurulu Üyeleri Sadık Uçar, Semih Aksoy ve çok sayıda davetli katıldı.

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen moderatörlüğünde gerçekleştirilen etkinlikte DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Siyasetçi Seniye Nazik Işık, İş Kadını Gülfem Yorgancılar, Mimar Ahenk Yılmaz, Sanatçı Evrim Alasya, Avukat Çağla Deniz Felamur, Tarım Emekçisi Suna Kalaycı ve Psikolog İlknur Peder konuşmacı olarak yer aldı.

Kadına atfedilen olumsuzluklar olumluya dönüşmeli

Medyada karar mekanizmalarında kadınların azınlıkta yer almasının kadın bakış açısının dışlanmasına ve eril iktidar ilişkileri ile zihniyet yapılarının medya ürünlerine ve popüler kültür alanına hakim olmasına yol açtığını belirten İGC Başkanı Misket Dikmen, “Kadının güçsüzlüğünün yeniden üretilmesinde ve kadın bedeninin nesneleştirilip bir sömürü alanına dönüştürülmesinde ne yazık ki medyanın önemli bir rolü var. Kadınlığa atfedilen olumsuzlukları olumlamaya dönüştürmek için medya sektöründe çalışan kadınların çoğalması gereklidir. Medya sektöründe karar verici konumlarda bulunan kadınların çoğalması, kadının ve kadın sorunlarının medya metinlerinde eşit ve adilane bir temsil olanağına kavuşmasında çok etkili olacaktır” dedi.

Eşitlik sağlayacak haklar lütuf değil

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “Meselenin özü eşitlik meselesi. Kadın emeği dediğimizde başlı başına bir eşitsizlik alanından söz ediyoruz. Kadın haklarının yukarıdan verilmesi önemliydi, ilericiydi, ancak kadınlar bu süreci aştı. Eşitlik sağlayacak haklar artık lütuf değil, bizim birikimimiz var, engel olunmasın yeter. Kadın üyelerimiz arasında yaptığımız ankette 3 ana sorun tespit ettik. Düşük ücret, işsizlik, kayıt dışı sigortasız çalışma. Genç işsizliği ve kadın işsizliği ürkütücü boyutta” diye konuştu.

Dünyanın kadın farkındalığına ihtiyacı var

İş kadını Gülfem Yorgancılar, aile şirketinde evin küçük kızı olarak kendisini kabul ettirmek için çok çaba harcadığını belirterek “Üretken olmak hangi seviyede olursanız olun çok önemli. Kadının inanılmaz bir potansiyeli var. Erkeklerle birbirimizi tamamlayan iki cinsiz. Ama ülkemizde maalesef bir takım kotalara ihtiyacımız hala var. Dünyanın kadın farkındalığına ihtiyacı var. Kadınların iş hayatına katılımlını sağlamak çok doğru bir adım” dedi.

Eşitlik hepimizi güçlendirir

Siyasetçi Seniye Nazik Işık da, kadınların yer almadığı siyasette özgürlük ve eşitlik de olamayacağını belirterek “Eşitlik hepimizi güçlendirir. Hepinizi aktif olarak siyaset yapmaya davet ediyorum. Siyasette temsil edilen gruplar içinde en eksiği kadınlar. Birlikte eşit insanlar olarak siyaset yapmayı öğrenemedik” diye konuştu.

Yasa etkin uygulanmalı

Kadının yeri ve konumunun toplum içinde itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını belirten Avukat Çağla Deniz Felamur, yasa koyucular tarafından şiddet türlerinin fiziksel ve psikolojik şiddet dışında da ele alınması gerektiğini söyledi. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetlerinin toplumun kanayan yarası olduğunun altını çizen Felamur, İzmir Barosu Kadın Hakları Masası’na 2019 yılında 646 başvuru yapıldığını belirterek “2011 yılından bu yana her yıl artan sayıda başvuru var, veriler korkunç. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi  Yasası var ancak bu yasa çıktığından bu yana oranların düşmesi lazım diye düşünürken aksine artıyor. Yasa güzel ancak etkin uygulama alanları çok dar. Yasa etkin uygulanırsa çözüm ve önleyici olacaktır” dedi.

Her ne yapıyorsak samimiyetle yapalım

Psikolog İlknur Peder, hem engelli hem kız çocuğu olarak okula kayıt olamadığını, ilkokul, ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdikten sonra üniversiteye gittiğini belirterek “STK’larda yeniyim, şimdi sorunlara başka bir rol ve kimlikle bakıyorum. Her ne yaparsak samimiyetle yapmakla ilgili bir sorunumuz var ama buna ihtiyacımız var. Engelliler toplumda erişilebilirlik konusunu bile henüz aşamadı. Bunları söylemekten sıkıldık ama her yerde karşılaşıyoruz. Gerçekleri konuşmadığımız zaman sahte sözcüklerle bir yere varmamız mümkün değil” dedi.

Kadın çalışınca mutlu oluyor

Ulamış Köyü’nden Tarım emekçisi Suna Kalaycı, 15-20 sene öncesinde çiftçiliğin çok güzel olduğunu belirterek, “Çiftçilik maliyetleri arttı. Son zamanlarda ürünlerimizi satamaz, ihraç edemez olduk. Bu sene mandalinayı 25 kuruştan sattık. Geçen yıl zeytinimizi sattığımız tüccar ödeme yapmadı. 2 dönemdir kurduğumuz kadın kooperatifi sayesinde çok güzel işler başarmaya başladık. Ürettiklerimi kooperatifle satabiliyorum, etkinliklere katılıp daha fazla insana ulaşabiliyorum.  Kadın çalışınca yaşamda aktif oluyor, kendini daha iyi, daha mutlu hissediyor” diye konuştu.

Kadın mimarlar önemli karar süreçlerinde göz ardı ediliyor

Mimar Ahenk Yılmaz, kadın mimarların erkek meslekdaşlarına oranla daha düşük maaş aldıklarını ve yönetici pozisyonlarında daha az yer aldıklarını belirterek, “Düzensiz çalışma saatleri, önemli karar süreçlerinde göz ardı edilmek, cinsiyetçi ön yargılara maruz kalmak, eşit başarılara sahip olmaların rağmen özellikle eşli ortaklıklarda erkeklerin ön plana çıkarılmaları başlıca sorunlarımız arasında yer alıyor” dedi.

Beynin cinsiyeti olmaz

Sanatçı Evrim Alasya, “İçinde bulunduğum sektör kadını cinsel obje olarak gösteren en sert sektörlerden biri. Buna uyumlanmak için kadın her türlü fedakarlığı yapıyor. Kadının var olması bedeniyle ilgili olmamalı ama hepimiz bu tuzağa düşüyoruz. Görselliğimle beni var etmeleri kadın olarak yaşadığım en büyük sorun. Oysa beynin cinsiyeti olmaz. O etiketleri biz kendimiz yaratıyoruz, algılarımızı değiştirmeliyiz, bunun mücadelesini yapmalıyız. Birbirimizi insan olarak algılarsak daha doğru bir yerden devam ederiz” diye konuştu.